14 Mart 2014 Cuma

Atletizm şubemize süper transfer.


Fenerbahçe Kulübü Atletizm Şubesi, Rumen atlet Elena Mirela Lavric ile bir yıllığına anlaşma sağladı.23 yaşındaki Lavric, kadınlar 400, 800 ve 4x400 metre branşlarında yarışacak. 

Dünya Yıldızlar Şampiyonası ve Avrupa Gençler Şampiyonası'nda 2007 yılında 800 metre branşında altın madalya kazanan Lavric, 2008'de Dünya Gençler Şampiyonası'nda da podyumun ilk sırasında yer aldı. Genç atlet, 2009 ve 2010'da Avrupa ve dünya gençler şampiyonluğu unvanlarını korumayı başardı. Lavric, İstanbul'da düzenlenen 2012 Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda ise 4x400 metre disiplininde yarıştığı Romanya Milli Takımı ile 4. sırayı aldı.

Hayırlı Cumalar selfiesi.

Bira da gülelim.Mizah iyi bir şeydir.

Hababam Sınıfı maça geliyor!


Hababam Sınıfı filmindeki 'Aç kapıyı Veysel Efendi' sahnesi yıllar sonra gerçeğe dönüşüyor. Fenerbahçe Kulübü, bu hafta sonu Süper Lig'de Kayseri Erciyesspor'la karşı karşıya geleceği maçta, efsane Hababam Sınıfı filminin 20 oyuncusunu ağırlayacak.

Fenerbahçeli yönetici Ömer Temelli de twitter hesabından yaptığı açıklamayla bu gelişmeyi doğruladı. İşte Temelli'nin açıklaması:


"AÇ KAPIYI VEYSEL EFENDİ, FENER GELİYOR"

Fenerbahçeli taraftarlar, bu sezon Kadıköy'de oynanan Beşiktaş derbisinde maç öncesi bir koreografi hazırlamıştı.

Okul Açık tribününde kartonlarla yazılan "Güm Güm Güm" yazısının üzerinde "Hababam" pankartı yer alırken alt kısımda ise "Aç kapıyı veysel efendi, Fener geliyor" pankartı açılmıştı. Öte yandan stat hoparlörlerinden de "Hababam Sınıfı" filminin müziği çalınmıştı.

Arena'ya "6 puanla gideriz 9 puanla döneriz"


Fenerbahçe teknik direktörü Ersun Yanal, Arena'ya en az 6 puanlık farkla gitmeleri halinde 9 puan farkla oradan ayrılacaklarını iddia etti.

Fenerbahçe yarıda kalan Trabzonspor maçının sonucunu beklerken Teknik Direktör Ersun Yanal, en yakın rakipleri G.Saray'la aradaki 6 puanlık farkın büyük bir psikolojik üstünlük olduğunu söyledi.

 Tecrübeli teknik adam, 28. haftada Arena'da oynanacak Galatasaray maçına kadar bu farkı korumalarının şart olduğunu futbolcularına anlattı.

Sabah Gazetesi'nin haberine göre; önlerindeki 3 maçı (Erciyes, G.Antep, Bursa) kazanmaları halinde Arena'ya avantajla gideceklerinin altını çizen Yanal, "6 puanlık fark rakibe büyük baskı olur. Yapacakları en küçük hata onlar için sezonun bitmesi anlamına gelir. Bu da bizim kozumuz olur. Oraya 6 puan farkla gidersek, 9 puan farkla döneriz" dedi. mynet

Ali Koç 'Adalete Fener Yak'


Fenerbahçe eski asbaşkanı Ali Koç, 'Adalete Fener Yak' kampanyası çerçevesinde Samandıra'ya gitti.

"RTÜK iktidarın sopasıdır."

RTÜK üyeleri: "RTÜK iktidarın sopası" Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) iki üyesi basın toplantısı düzenleyerek, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) adına yayınları takip etmek ve raporlamakla görevli kurulun, tabloyu gizlediğini ve demokrasiye gölge düşürdüğünü açıkladı. Kurul üyeleri muhalefet partilerinin grup toplantılarını yayınlayan kanallara verilmek istenen cezaları da eleştirerek, "Maalesef bizim de üyesi olduğumuz RTÜK şu anda iktidar partisinin bire bir sopası olma görevi yapmaktadır" dedi.

RTÜK üyeleri Süleyman Demirkan ve Ali Öztunç, basın açıklaması düzenleyerek kurulda yaşanan tartışmaları kamuoyuna taşıdı. Kurulun CHP kontenjanından seçilen iki üyesi olan Demirkan ve Öztunç, RTÜK'ü görevlerini yapmamakla, dolaylı sansür uygulamakla ve iktidar partisinin sopası gibi davranmakla suçladı.

"Yayınların yüzde 90'ı AK Parti'ye ayrılıyor"

TRT'de siyasi partilere ilişkin yapılan yayınların istatistiğini açıklayan Süleyman Demirkan, "TRT yayınlarında iktidar partisine yüzde 90, CHP'ye yüzde 5, MHP'ye yüzde 5'e yakın, BDP'ye ise binde 22 civarında yer ayrılıyor. Burada inanılmaz bir uçurum var. Bunun hak, yasa, anayasa, adaletle bağdaşır hiçbir yanı yok. Seçim döneminde bu tek yanlı yayın, seçimlere gölge düşürür nitelikte" dedi.

"Seçimlere gölge düşürülüyor"

RTÜK'ün bu yayınların takibini yapmakla ve raporlaştırmakla görevli olduğunu hatırlatan Demirkan, "Seçim döneminde RTÜK, anayasanın seçimleri yapmakla görevlendirdiği YSK adına yayınları izliyor ve raporlayıp YSK'ya göndermesi gerekiyor. YSK da özgürce kanaat oluşumuna olanak verir şekilde yayınların yapılmasını gözetmek ve seçimleri adil bir şekilde sona erdirmekle görevli. Anayasal bir kurum olan RTÜK görevini yapmadığı, bu tabloyu YSK'ya bildirmediği, tabloyu kararttığı için YSK'nın adil karar alması da engellenmiş ve seçimlere gölge düşürülmüş oluyor. Sanki iktidar partisinin halka ulaşmakta sorunu varmış gibi herkesin vergisiyle işleyen bir kurum olan TRT'nin bile iktidar partisine tesis edilmesi durumu ortaya çıkıyor" diye konuştu.

"RTÜK iktidarın sopası"

RTÜK Üyesi Ali Öztunç ise kurulda bir süredir CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısını yayınlayan kanallara ceza verilmesiyle ilgili tartışmalar yaşandığını belirterek,

 şunları söyledi:

"Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki konuşmasını canlı yayınlayan TV'lere cezalar verilmek isteniyor. Bununla ilgili önce talimat verildi. Uzmanlara denildi ki, 'Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasını yayınlayan, haber yapan kanallarla ilgili şu maddeden dosya hazırlayın gönderin' denildi. Uzmanlara böyle bir talimat verilemez ama faşizan bir anlayışla böyle bir talimat verildi. Devamında bu dosyalar Üst Kurul'a geldi. 2 gün süren tartışmalar boyunca bunun yanlış olacağını, dolaylı bir sansür olacağını söyledik. Demokrasilerin vazgeçilmezi basın özgürlüğüdür. Eğer basın özgürlüğü yoksa, demokrasi de yok demektir. 'Bunu yapmayın' dedik. Ancak AK Parti kontenjanından seçilmiş 5 arkadaş direndi ve uzun tartışmalar yaşandı. Bakın RTÜK Kanunu 1. maddesi, 'RTÜK ifade ve haber alma özgürlüğünü sağlar' diyor. Eğer siz muhalefet partilerinin grup toplantılarını yayınlayan kanallara bu cezayı verirseniz, ifade özgürlüğünü sağlamamışsınız demektir. Eğer bu cezayı verirseniz, 'Yarın da muhalefet partilerinin mitinglerini yayınlamayın' demek istiyorsunuz. Bu, 'Muhalefet partilerinin mitinglerini yayınlarsanız biz size ceza veririz, çünkü biz burada sopa görevi görüyoruz' demektir. Biz buna isyan ediyoruz. Bugün CHP Genel Başkanının grup konuşmasına böyle bir uygulama yapmak isteniyor, yarın sayın Bahçeli'nin, sonraki gün sayın Demirtaş'ın, hatta gün gelir sayın Başbakanın Meclis'te yapacağı bir konuşma sansür edilmek istenebilir. Meclis'te yapılan konuşmalar yasama dokunulmazlığı kapsamındadır. Eğer siz demokratik bir anlayışla muhalefet partilerinin seçim sürecinde kendisini anlatmasına izin vermezseniz, burada demokrasi yok demektir. Maalesef bizim de üyesi olduğumuz RTÜK şu anda iktidar partisinin bire bir sopası olma görevi yapmaktadır."

"Fenerbahçe çok rahat şampiyon olur"


“Fenerbahçe’ye gelmeden önce 2 sezonda 50 gol attım. Bu bence çok normal bir rakam değil. Şimdi 10 gol atıp kendini çok iyi futbolcu zannedenler var. Ama orada tutun- mak çok zordur. Çünkü her futbolcu yıldızdır”

Konya formasıyla gol kralı olduktan sonra 2004-05 sezonunda bu unvanla Fenerbahçe’ye transfer olan ancak sakatlıklar nedeniyle bekleneni veremeyen Zafer Biryol, Bugün gazetesine çarpıcı açıklamalar yaptı. İşte o röportaj;


*Fenerbahçe’ye transfer hikayenizden başlayalım. Bize kısaca anlatır mısınız?
O zaman Konyaspor’daydım ve Aykut Kocaman hocamızdı. Bir gün gelip “Seni Fenerbahçe istiyor. Gider misin” dedi. Ben Aykut hoca görevde olduğu için Konya’da kalmak istedim. Sonrası mahalle baskısı. Herkes “Böyle fırsat kaçar mı” dedi ve boyun eğip imzayı attık.

*Anadolu’dan İstanbul’a gelen ancak çok kısa sürede büyük düşüş yaşayıp İstanbul’dan ayrılan birçok isim akla geliyor. Sizin hikayeniz nedir?
Benim açımdan birinci sebep yeteneksizlikti. Ya da yetersizlik diyelim. Yeterli olsam her halükarda oynardım. Genelleme yaparsak da Anadolu kulüplerinde rahatsın. Biraz sivrilip, gol atmaya başlarsan tek başına kalıyorsun. Hata toleransın yüksek oluyor. Ama büyük takıma bir geliyorsun her yer yıldız. Güven kaybı oluyor ister istemez. Ben de bunu yaşadım.

*Sakatlık da etkiledi galiba.
Evet. Gelir gelmez sakatlanıp 4 ay oynayamadım. Oynamayınca güven kaybı da oldu. Kariyerim boyunca hep takımlarımın yıldızıydım. Fenerbahçe’de bir baktım sıradan bir futbolcu olmuşum. Bu, moralimi bozdu.

*İstanbul yaşamı buraya ilk kez gelen futbolcuların gözlerini mi kamaştırıyor?
Kolay değil. Fenerbahçe’de Galatasaray’da futbolcular biraz sivrildikten sonra herkesin gözü üstünde oluyor. Dışarıda dolaşamıyorsun, gezemiyorsun, büyük baskı altındasın. Bir kafede oturup çay bile içemi- yorsun. Bu ilgi de ister istemez insanı havaya sokuyor. Şan, şöhret, para sadece futbolcunun değil insanlığın zaafları. Hepsi birden bir futbolcuda toplanınca kaldırmak kolay değil. Para, şan şöhret ve cinsellik: Şeytanın okları. Birini bile kaldırmak bile zorken hepsi birden olunca...

*Sizin ve size inanlar için hayal kırıklığı mıydı, Fenerbahçe macerası?
Hayır. İyi ki de gitmişim. Ben Fenerbahçe’ye gelmeden önce 2 sezonda 50 gol attım. Bu bence çok normal bir rakam değil. Şimdi 10 gol atıp kendini çok iyi futbolcu zannedenler var. Tabii o gol sayısına rağmen oynamamam camiada hayal kırıklığını artırdı. Sakatlığım da pek bilinmiyor. Daha önce büyük bir ameliyat geçirmiştim bileğimden. Halen de ağrır. Sonra 4 ay da kasık sakatlığı... Adalem kopmuştu. Zaten hazırlık kampı da geçirmemiştim. Yaş da 29 olunca...

*O dönemde Aykut Kocaman Fenerbahçe’de olsa daha farklı olabilirdi diyebilir misin?
Daum’dan başka kim olsa daha fazla şans bulurdum. Daum’un sistemi bellidir. Tek 11’le devam eder. Oyundan kimi çıkarıp kimi oyuna alacağı bellidir. Oyuncularla problem yaşamaz ama oyuncuları onunla yaşar. Çünkü ilgilenmez.

*Çalıştığın en iyi hoca kimdi?
Çok kötü hocalarla da çok iyilerle de çalıştım. Ama en iyi derseniz Aykut Kocaman’ın yeri ayrı. Antrenörlüğünü, duruşunu, sezon başı kamplarını çok beğendim. Düzgün biri, oynak bir hoca değil. Ne konuştuğunu bilir.

Bu işi çok önemsiyoruz
*Siz futbola Beşiktaş’ta başladınız, Fenerbahçe’de oynadınız. Anadolu’yu gezdiniz. Peki gerçekte hangi takımı tutuyorsunuz?
Bu konularda politik olmak lazım (Gülüyor). Ben Rizeli’yim dolayısıyla da Rizespor taraftarıyım. Aslına bakarsanız bence insanlar bu gibi şeylerin üstünde boşuna duruyorlar. Geçen gün Beşiktaş-Antalya maçına gittim, insanlar çıldırıyor. Bu, her takımda böyle. Futbol bu kadar önemli değil. Maalesef biz bu işe çok fazla misyon yüklüyoruz.

FUTBOLU BIRAKIP GÜREŞE YÖNELELİM

*Kanada’da spor okulu açtınız. Sizi oraya hangi rüzgar attı? Çünkü bildiğimiz kadırıyla bir futbol ülkesi değil Kanada.
Ben Amerikan futbolunu ve NBA’i çok seviyorum. Futbolcuyken de final maçlarını play-off maçlarını izlemek için sabahlara kadar uyumazdım. Aslında bize de çok uygun bir spor Amerikan futbolu. Vurdu kırdıyı seviyoruz. Ben de hem bu sporları yerinde izlemek istedim hem de İngilizce öğrenmek istiyordum. Tamamen donanım ihtiyacı ile alakalı bir tercih.

*Neler öğrendiniz orada?
Amerikalılar organizasyonu, işin şov tarafını iyi yapıyor. Bizim bu anlamda onlardan alacağımız çok şey var. Bu alanda çok gerilerde kalmışız. Bizde spor sinir harbi haline dönüşmüş. Bunun dışında futbolumuzda sistemsel sorunlar da var. Altyapı sorunlarımız var mesela.

*Tek eksiğimiz sistem mi?
Bizde her şey eksik. Her zaman söylerim; galiba bizden futbolcu çıkmıyor. Futbola yetenekli bir millet değiliz demek ki.

GAZLA ÇALIŞAN BİR MİLLETİZ!
Ata sporumuza, güreşe yönelelim. Brezilya’ya gidiyoruz, göbekli, bıyıklı altyapı antrenörleri var ama bakıyorsunuz Ronaldo’lar, Ronaldinho’lar çıkıyor. Her ülke bir dünya yıldızı çıkardı; biz hariç. Liberya bile çıkardı. İnşallah Arda Turan olacak yani.

*A Milli Takım, Fatih Terim ile yepyeni bir döneme girdi. 2016 Avrupa Şampiyonası için umut var mı?
Artık daha fazla takım finallere gidiyor. Gruptan çıkma şansımız daha yüksek ama bizim sorunumuz sistemsel. Biz, gazla çalışan bir milletiz. Bir gaza gelirsek dünya 3’üncüsü oluruz. Ama devamlılık olmaz çünkü sistemimiz yok. Ancak 2-3 senede bir gaza gelip başarılı oluruz.

Mancini bu işi götüremez
“Fenerbahçe bence çok rahat şampiyon olacak. Mancini çok büyük hatalar yapıyor. Türkiye’yi tanımıyor diyeceğim ama o hep böyleydi”

*Şampiyon kim olur?
Bence Fenerbahçe çok rahat şampiyon olacak. Galatasaray’ın hocası çok büyük problem. Mancini’nin bu işi götürebileceğini hiç düşünmüyorum. Çok büyük ve basit hatalar yapıyor. Türkiye’yi tanımıyor diyeceğim ama o hep böyleydi. Manchester City’deki şampiyonluğunda da beğenmezdim. İnter’de de aynıydı. Juventus ve Milan yokken en iyi oyuncularla şampiyon oldu. Avrupa’da ise hiçbir başarısı yoktu. Oynattığı futbol, oyuncu değişikleri bariz hatalı. Karşısında ise çok düzgün oynayan Ersun Yanal’lı Fenerbahçe var.

*Fenerbahçe’nin futbolunu beğeniyorsunuz yani.
En son maça bakıyoruz 29 şut atmış. Bu büyük bir rakam. Yenildiği maçlarda bile çok baskılı oynuyor. Bu, Ersun hocanın tarzıdır. Fenerbahçe’de taktiksel açıdan çok şey göremezsiniz. Ama hep önde basan, gol atan, diri bir takım vardır ortada.

*Fenerbahçe’de orta alan eksikliğinden bahsedilir. Alex olsa nasıl olurdu?
Alex bence her takımda olur. Hâlâ iyi oynuyor.

*Galatasaray’ın transferlerini nasıl buluyorsunuz?
İnanılmaz gereksiz adımlar attılar. Açıkçası Drogba ve Sneijder’den sonra beklentiler çok farklıydı. Getirilen isimlerle çıta çok düştü. Hadi Ontivero gelecek yatırımı diyelim. Hajrovic Türk statüsünde oynasaydı belki. Ama diğerleri bence çok boş transferler. (Bugün)